gündüz!

  çok şey söylemek geliyor, çok şey söylemek içimden gündüz! bıraksalar avazım çıktığı kadar kusacağım lanetimi tüm sokaklara. bırakmıyorlar gündüz. beni. beni bu yaz akşamlarında rüzgarın sarhoşluğuna bırakmıyorlar ki asayım kendimi.
  çok zor, zor gündüz. yaşamak berduşluğu bir kere yapıştı yakasına entarimin. ah çiçekli entari! ah canları sürgünde unutup korlar salan, kanatan, kanattıkça kanayan... ah çilesi koynunda şu minik kızın, benim, benim gündüz!
  sen yalnızlığa her gün yeniden isim koymak, koydukça unutmak, unuttukça var olmak nedir, nasıl söylenir... bilme! bilme gündüz. ben adımı karaladım bu akşamüstü. unut. unut, daha da anmayalım.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

gurbet

kayıp

sitare'ye mektuplar