bir yıldız kaydı

 "yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim, incinirsin." dedi şair. incindim.
kucak dolusu yalanla başucumda nöbet tutan bir yıldız gördüm, tanıdım, bildim. koca bir kucak dolusu... tınısını sevdim, kulak tırmalayan onca sessizlik arasında öpülmeye değerdi. yarasını sevdim, soysuz dikenler örülü bunca ormanda görülmeye değerdi. acısını sevdim, acımdan belledim sızısını. sarmak, sarılmak, sarmalamak istedim yorgun düşmüş gamzelerinin ürkek çocukluğunu. örülmüş onca duvarı bir bir yıkıp vuslata ermek isteyen yaralı bir kuş gibi... minik adımlar attım, dışarıdan bakana görülmez kılsın diye şuncacık sevdayı. öyle minik adımlardı ki onlar, kırılmasın diye pamuk belledim yüreğimi. sustum, pusmasın diye gözbebeklerin. onlar ki kirpiklerimin en kıvrak alevi. onlar ki bir aşkın harlı ateşi.
 sustum, duymamak için bal diye tattığım dilinden dökülen zehri. sustum çünkü susmak en acısıydı vedaların. yalanlarla sarmaş dolaş olmuş bir sevdanın can çekişini izlememek için, saf bildiğim sevginin mayasının bozukluğuna kör olabilmek için, kulak tırmalayan onca sessizliğe hayran kalabilmek için ve her şeye rağmen yeniden sevebilmek için sustum.
 sen dilbaz bir yıldız, en sahtesinden gecenin. sen sarışın bir dilbere sevda satan düzeni bozuk bir esnaf. sen kimsesizliğine kimse arayan iz bilmez bir yabancı, kokusunu bildiğim bir yalancı. neyin kaldı? seni sen yapan bir sevdanın yalanlığından gayrı?
 duy ki şair, bir yıldız kaydı. yüreğim tutamadı, dileğini.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

gurbet

kayıp

sitare'ye mektuplar